14.06.2018

Bir yandan Rahmet, Merhamet ve Bereket kaynağımız Ramazan ayını geride bırakmanın hüznünü yaşarken diğer yandan gelen Ramazan Bayramının sevincini idrak etmekteyiz.

Tutmak ve tutulmak amacıyla misafir ettiğimiz Ramazan ayının manevi ikliminden azami istifade etmenin sevincini yaşamaktayız.

Modern çağda seküler yaşam tarzı, statü, kariyer, gösterişli evler, lüks otomobiller, şık kılık kıyafetler ile ördüğümüz dünyamızdan gökyüzünün kandillerini göremiyoruz. Gökyüzü ile iletişim kuramayanların yeryüzü ile sağlıklı iletişim kuramadığına şahit olmaktayız.

 Sürekli bir koşuşturmaca, bir kovalamacanın pençesindeki minik bir serçe misali hep kanat çırpıyoruz. Ramazan ayının bir nebzede olsa bizi bu rutinin dışına çıkarmış olmasını temenni ediyorum.

Ramazan ayının kısa süreliğine de olsa zayıf olduğumuzu, acziyetimizi, sevmeyi, birçoklarımızın daha fazlası için gayret gösterdiği bir zamanda vermemiz gerektiğini, uzakları yakın etmeyi, kardeşliğin sınırlarla alakalı olmadığını, açlığın, yokluğun iftarla bitmediğini, şefkat ve merhametin yaşanılan diri kavramlar olduğunu, geceyi, ibadeti, duayı, yalvarmayı, sahuru, iftarı dahası Rabbimiz için vazgeçmeyi ve kardeşliğimizi hatırlatmasını temenni ediyorum.

Bu temenniler ile Ramazan bayramının ümmetin dirliği ve birliğine, milletimizin birlik ve beraberliğine, insanlığın barış ve sevgisine katkı sağlaması diliyor;

Milletimizin Ramazan Bayramını tebrik ediyorum.